TemizEkran :::...:: www.temizekran.com

12/4/2006 - Bu Kadar Miskinlik Yeter

Kategori: hamit akcay

"Tohum saç bitmezse toprak utansın

hedefe varmayan mızrak utansın

hey gidi küheylan sen koşmana bak

çatlarsan doğuran kısrak utansın"

 

                            N.F.Kısakürek

21 YorumYorum yaz!Bağlantı

6/11/2005 - ÖNEMLİ DUYURU

Kategori: hamit akcay

BLOGCUDA BAŞLAYAN TEMİZEKRAN HAREKETİ KENDİ BAĞIMSIZ SİTESİMDE www.temizekran.com DA DEVAM ETMEKTEDİR.BLOĞLARINDA ESKİ BANNERLAR BULUNAN DEĞERLİ BLOGDAŞLARIN SİTE DE VE BLOGDA YER ALAN VE www.temizekran.com A YÖNLENDİRİLMİŞ YENİ BANNER KODLARINI BLOĞLARINA YÖNLENDİRMELERİNİ VE GÜNCEL GELİŞMELERİ ARTIK SİTE ÜZERİNDEN TAKİP ETMELERİNİ RİCA EDERİZ.

Bilindiği üzre her geçen gün büyüyen bu oluşumun kapıları aynı doğrultuda talebi olan herkese açıktır.Siz değerli dostlarımızın tüm katkılarına açık olduğumuzu her zaman bilmenizi ister aşağıdaki başlıklarda bize destek verebileceğinizi bilmenizi isteriz.

1- www.temizekran.com üye olarak

2- www.temizekran.com daki banerları site yahut blogunuzda yayınlayarak

3- Temizekran a yorum yazarak, yayınlanmak üzre yazı göndererek

4-Arkadaşlarınıza duyurup sitenin tanınmasını sağlayarak

5-Blog yada sitenizden temizekrana link vererek

 

Ayrıca bilgi ve yeteneğiniz doğrultusunda temizekran a katkı sağlayacak burada zikredilmeyen diğer hususlarda da katkıda bulunabilirsiniz.

 

TemizEkran Oluşumu

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

21/10/2005 - televizyon tarafından yönetildiğinizi biliyormusunuz ?

Kategori: hamit akcay
O SENİN  EFENDİN OLMAMALI.
0 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/10/2005 - televizyonun çocuklar üzerindeki etkileri

Kategori: hamit akcay

0-3 yaş gurubuna etkiler

        0-3 yaş için TV bazı durumlarda ciddi sıkıntıların kaynağı olabilmektedir. Ailelerin sosyoekonomik zorlukları , çalışan annelerin durumu , çocuğun-ilgilenilmesi gereken - ek kardeş durumu , anne babaların kendilerine ait sorunları ,yapılması gereken  ev işleri , anne babaların sosyoekonomik zorluklardan dolayı ek işlerde çalışmaları , anne babalardan birinin veya ev içerisindeki bireylerden birinin kronik hastalığı , ailelerin kendi psikososyal ihtiyaçları için  zaman ayıramaması , anne babaların kendilerinin psikiyatrik sorunları , istenmyen hamilelik sonucu bebeğin doğmuş olması  , çocuğun bedensel bir hastalığının olması ve buna benzer sayacağımız onlarca  etken nedeni ile anne ve babalar çocuklarına yeterince zaman ayırmamakta veya ayıramamaktadırlar. Bu nedenlerden dolayı anne babalar isteyerek veya istemeyerek çocuğu ile fazla ilgilinememekte çocuğu ile ilgilenme fiziksel bakım ( karnını doyurma , altını temizleme vb. ) ötesine çok fazla geçememektedir.

        Bu dönemde çocukların duygusal doyum sağlaması ve onun ile her bakımdan ilgilenilmesi onun sağlam ve güçlü bir psikolojik yapısının oluşmasına zemin hazırlar. Bu dönem için bebeği okşamak , kucaklamak , onun ile konuşmak ,  sevildiğini hissettirmek  , onun ile oynamak, onun ile birlikte vakit geçirmek , onu gezdirmek, psikomotor ve  psikososyal yönünün  gelişimine çok büyük katkılarda bulunur. Bebek ile birlikte vakit geçirmek , onun insanlar arası ilişkilere yabancılaşmasını engeller ve ilgilenen bakıcısı vasıtası ile önce karşısındaki bireyi , aile ortamını ve yavaş yavaş sosyal çevresini tanımasına yol açar . Bu bağlanma yolu ile önce anneye karşı bir ilişki gelişir . Bu durum anne karnında başlar ve bebeklik döneminde devam eder. Çocuk bu bakım veren aracılığı ile iletişim geliştirmeye , kendini ifade etmeye , ihtayaçlarını anlatmaya çalışmaya , kısacası sosyal ortamın gereklerini yaparak yanında ve çevresinde bulunan insanlar ile iletişim ve etkileşim   içerisine girmeye başlar. 

        Çocuk sosyal ortamda iletişimin temel esası konuşma olduğu için konuşmayı öğrenmek zorundadır. İnsanlar tarafından sevilmek için onları anlamak onların duygusal uyarılarına cevap vermek zorundadır. Çocuk sosyalleşmek ve iletişimini kurmak için etrafındakilerden özelliklede bakım veren kişiden teşvik almak zorundadır. Bu  çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak ( yiyecek , giyecek , temizlik , koruma vb) , onun dertleri ile ilgilenmek , onun ile birlikte vakit geçirmek , onu öpmek , okşamak, konuşmak , oynamak vb gibi yapılan girişimler ile çocuk sevildiğini hissettirerek , onun için , psikososyal gelişim için bir teşvik oluşturmalıdır. Konuşma , etraf ile ilgilenme , sosyal ortamların gereklerini yerine getirme , insanlar ve yaşıtları ile ilgilenme , ihtiyaçlarını insanlara anlatma , insanlara duygusal yakınlık kurma ,cansız varlıklardan çok canlı varlıklar ile ilgilenme gibi bir çok psikososyal faktör çocuklarda bu iletişim ve etkileşim ortamında kendileğinden   meydana gelmeye başlar .

        Bütün bunlardan bahsetmemizin nedeni , bizim meselemiz ile yakından ilgili olmasından dolayıdır. Çocuk cansız bir varlığın karşısında , duygusal ve sosyal uyarıdan mahrum , sevgiden ve bağlandığı kişiden uzak ,çocuğun konuşmasına , bakışına , gülümsemesine karşılık vermeyen , gönderdiği iletişim ve etkileşim mesajlarına cevap vermeyen,  sert , soğuk  bir cismin karşısında kaldığında ( ne kadar ses ve görüntü olursa olsun çocuk onları yorumlayacak ve kabul edecek durumda ve psikososyal seviyede değildir ) biraz önce saydığımız sosyalleşme ve bireyselleşme ve kendiliğinden gelişecek olan psikososyal yönlerin hepsi eksik veya yetersiz kalacaktır. Neden küçük çocuklar için bu biraz daha sıkıntılı bir durum ? çünkü çocuğun busosyal ve duygusal eksikliği telafi edeceği arkadaş ve sosyal ortamı , konuşmak veya vakit geçirmek için gideceği ikinci bir ortam  ve bunu telafi edebilecek psikomotor ,psikososyal   yeterlilik henüz gelişmemiştir ayrıca alternatif bir gelişim ortamı yoktur .

        TV karşısında 0-3 yaş arasında  aşırı miktarda  kalan (günlük 1-2 saatin üzerinde ) çocuk , ailede ve özellikle de bakım veren kişide eşlik eden yukarıda saydığımız diğer etkenler de varsa , sosyal gelişim (duygusal etkileşim ve karşılık verme, sosyal ortamlara uyum , insanlar ile ilgilenme , onlara yakınlık gösterme , yaşıtlarına ilgi vb) , ve iletişim ( konuşma , anlamlı jest ve mimikler , heceleme , agulama , ses çıkarma , cümle kurma vb.) için gerekli olan fonksiyonların gelişiminde gecikmeler veya yetersizlikler görülür. Bu duruma yani iletişim ve etkileşim bozukluğuna yol açabilecek diğer nedenlerin olup olmadığı incelenmelidir. Bütün bu nedenlerden dolayı bebekler için sevgi ,duygusal ilgi ve birlikte geçirilecek vakit yerine çocuğun TV karşısında kalması son derece sakıncalıdır.

        Bu dönemde uzun süre çok aşırı miktarda TV karşısında kalan çocuklarda başka hazırlayıcı nedenler yok ise , başka nedenler de eklenerek bazı psikiyatrik tablolar gelişebilir. Bu tür çocuklarda etrafa karşı ilgisizlik , seslenince bakmama , göz kontağı kurmama , insanlara ve yaşıtlarına ilgisizlik , onlarla duygusal ve sosyal iletişime geçmeme , kendi halinde olmaya çalışma , kendi etrafında dönme , sallanma , aşırı derecede cansız nesneler ile ilgilenme , konuşmama , cümle kurmama  , iletişim ve etkileşimde problemler , duygusal olarak karşılık verememe vb. bir çok belirti görülebilir. Bu nedenle ane babaların özellikle bu yaş için TV izleme konusunda sınırlamalar ile birlikte durumu yönlendirmeleri , normal psikomotor ve psikososyal gelişim için uygun olur.

    Aynı zamanda bu yaş içindeki bir bebek veya küçük çocuk ile hem anne hem babanın , mümkün olduğunca fazla vakit geçirme ,onunla oyun oynama , konuşma , sevdiğini belli etme , duygusal yakınlık gösterme , onun ile gezme , onun fiziksel bakımını ihmal etmeme , onun normal gelişim basamakları konusunda dikkatli olma , onun diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimine zemin hazırlama , sadece onun için belli zamanlar ayırma , ona masal anlatma vb. bir çok faaliyeti günlük hayat içerisinde yapmaları uygun olur.

       4 -7 yaş çocuklar ve TV

        Bu yaş grubunda çocuğun gelişimi ile ilgili önemli adımlar atılır. 0-3 yaş grubunda olduğu gibi çocuğun gelişimi bu dönemde de çok hızlı bir şekilde devam eder. Bu dönemde anne baba , arkadaş ve sosyal çevre ile etkileşim ve iletişim belirgin olarak artmış ve artık erişkinlerle birlikte belirgin olarak uyum sağlanmıştır. Bu dönemde gerek dil gelişimi , gerek motor gelişim de önemli aşamalar kaydedilir. Bu dönemde çocukta ki etkilenmeler hayat boyu çocuk için çok önemli olmaktadır. 

        TV nin bu dönemde çok aşırı izlenmesi çocuğun dil ve sosyal gelişiminde bazı sıkıntıların ve eksikliklerin oluşmasına neden olabilir. Bu dönemde çocuklar TV de gördükleri görüntüleri tamamen somut olarak yorumlarlar yani çocuklarda tam olarak soyut düşünce gelişmediği için gerek çizgi filmler gerek filmler de görülen görüntüler olduğu gibi algılanır. Çocuk bütün bunları olduğu gibi uygulamaya çalışabilir. Yani çizgi filmde gördüğü bir hareket veya sahneyi olduğu gibi yapmaya çalışabilir. Çocuk için bu dönemde şiddet içeren ve aşırı abartılı konulardan oluşan çizgi filmler oldukça sakıncalı olabilir. Bilinçaltı şiddet duygularının yerleşmesine neden olabilir . Aynı zamanda çocuğun bu dönemde izleyeceği  gerilim, korku veya aşırı şiddet içeren görüntülerden   çocuklar oldukça aşırı etkilenebilir , bu durum onları akla gelen görüntüler ve düşünceler ile günlerce rahatsız edebilir. Ek olarak çocukta uyku bozukluğu , yalnız kalmak istmememe , korku ve endişe duyguları yerleşebilir ( klinik ortamda bunun örneklerini görmekteyiz ) . O nedenle anne babaların bu dönede izlenen programlara özellikle dikkat etmesi gerekir.

    Çocuğun sosyalleşmesi , yakınları ile diyalog kurması , sosyal adaptasyonu , dil gelişimi ve buna benzer konular  TV izleme ( aşırı miktarlarda ) ile eksik kalabilir. Bu yaşlardaki çocukların eğitici programlar harici özellikle şiddet içeren ve çocuklar için travmatik olacak görüntülerden uzak kalmaları uygun olur. Bu hazırlıksız karşılaşılan görüntüler onlarda bilinçaltı kaygı , gerilim , korku , şiddete eğilim gibi sıkıntılara yol açabilir. Amerika ve Avrupada uzmanlar küçük yaşlarda gösterilen şiddet davranışlarının önüne geçmek için çok büyük gayretler sarfetmekte   ,özellikle son zamanlarda okullarda gösterilen şiddet olaylarından sonra meselenin öneminin  daha da arttığı anlaşılmaktadır . Mühim olan ve yapılması daha basit olan şey çocukların ruh sağlığı bozulmadan koruyucu önlemlerin alınması gerekliliğidir.

        Unutulmamalıdır ki çocukluk çağında görülen her görüntünün , duyulan her sesin , karşılaşılan her iyi ve kötü muamelenin muhakkak ileriki yıllarda bir yansıması olacaktır. Bu nedenle TV gibi iletişim araçları eğitim amaçlı olarak kullanılmalı , eğlence amaçlı ise  belli sınırlarda  kullanılmalıdır.   Özellikle anne babalar, aile olarak birlikte izledikleri programlar konusunda oldukça seçici davranmalıdırlar . Bütün bunlara ek olarak , aşırı ve uygunsuz TV izleme durumunda , daha çok geç saatlerde izlenmesine müsade edilen programlar ile çocukların uyku ritmi bozulmakta , vakit ve motivasyon eksikliğinden dolayı  çocukların oyunlar ve değişik aktiviteler ile kazanacakları motor beceriler yetersiz kalmakta , çocukların arkadaş ortamlarında kazanacakları sosyal adaptasyon yeteneği istenen seviyede olmamakta , ince motor becerilerin gelişimine ve anne babanın eğitimi için gerekli vakit azalmakta , bu yaş için gerekli olan fiziksel hareketlilik ile enerji atımı eksik kalmakta , TV nin çocuklar için bir miktar katkısı olsa bile genel olarak dil , sosyal ve motor  gelişimde sıkıntılar gözlenmektedir. Bu durum eğer anne babanın çocuğu için yeterli vakit bulmasında sorun varsa , çocukta ek olarak psikiyatrik sıkıntılar varsa , çocuğun gelişimini destekleyecek diğer faktörler eksik ise daha da büyük sıkıntı olmaktadır.    

        7-12 yaş arası çocukların durumu

        Bu dönemdeki çocuklar genelde ağır eğitim şartları içinde olan grubu oluşturmaktadır. Aynı zamanda TV nin eğitim amaçlı kullanımından daha fazla yararlanacak bir yaş grubunu oluşturmaktadır. Yukarıda saydıklarımıza ek olarak bu yaş grubunda soyut düşünce yerleşmeye başlamış olmasının etkileri görülür. Çocuklar TV deki görüntülerden etrişkin düzeyinde etkilenmeye başlarlar. Yukarıda değindiğimiz gibi bu yaş grubunda da şiddet içeren , korku ve gerilime neden olan sahnelerin çocuğun gelişiminde problem oluşturacağını söylemek gerekir. Yukarıda bahsettiğimiz iletişim ve sosyal adaptasyon üzerine etkileri 0-3 yaş ve 4-7 yaş grubundaki kadar negatif şekilde olmaz . Çocukların bu yaşlardan itibaren TV üzerinden kazanımları eğer iyi yönlendirilir ve seçici davranılırsa devam eder. Bu yaştaki çocukların ders ve okul saatleri de göz önüne alınarak TV izleme saatleri uygun bir şekilde sağlanmalıdır. TV izlemenin aşırılığı durumunda çocuğun sosyal aktivitelerinde , arkadaş ilişkilerinde , ders başarısında , sportif faaliyetlerinde , yaşa uygun becerilerin geliştirilmesinde sorunlar yaşanabilir.

3- ZAMANINDA KONUŞMAYAN ÇOCUKLAR

        Konuşma ve dil gelişimi iletişim ve sosyal hayatın en önemli öğesidir. Kişi iletişim araçları ile kendini ifade eder ve hayatını devam ettirir. Konuşma ve iletişimin eksik kaldığı bir hayatta bir çok sıkıntının gelişmesi açısından zemin hazırlanmış olur. Çocuk ilk doğduğu günden beri sürekli olarak psikososyal ve psikomotor gelişim süreci içerisindedir. Dil gelişimi de belli ölçüde doğumdan itibaren gelişmeye başlar. En ideal olanı çocuğun yaşına uygun konuşma becerisine kavuşması ve bu yönde herhangi bir gelişimsel bir sıkıntı oluşmamasıdır. Çocuğun zamanında konuşması, psikososyal gelişimin aşamalarının düzenli olması , çocuğun sosyal ilişkilerinin ve gelişiminin normal olması , zeka ve öğrenme kapasitesinin normal seviyeye gelmesi , ulaşması gereken gelişimsel dönemlere varması için gereklidir. Konuşma bu kadar önemli olduğuna göre isterseniz konuşmanın zamanı ve bunu pozitif ve negatif yönde etkileyen etkenleri gözden geçirelim.

        Genelde bütün çocukların konuşması ve dil gelişiminin olması için yapısal olarak sinir sistemi , sinir sistemi ile dil kasları arası yollar , ağız -damak -dudak -diş yapısının doğuştan normal olması gerekmektedir. Bunlarda ki herhangi bir doğumsal sıkıntı ve eksiklik veya sonradan oluşabilecek bozukluk, çocuğun konuşmasını negatif yönde etkileyecektir. Bu normal anatomik yapıyı kötü yönde etkileyebilecek bir çok hastalık mevcuttur. Bu hastalıkların   hamilelik döneminde annede ve çocukta gelişmesi  veya doğum sonrası çocukta gelişmesi ile bu normal anatomik yapı bozulabilecektir. Bu hastalıkları tek tek saymak oldukça uzun ve geniş kapsamlı olduğundan , şu anda fazla ayrıntıya girmeden temel konuları aktarmak istiyorum.

        Çocukların genelde ilk altı ayında yavaş yavaş heceler çıkmaya başlar ( ma ma , ba ba , da da vb ) , 12 aydan itibaren kelimeler çıkmaya başlar ( anne , baba, mama , dede vb ) , 18 aydan itibaren de cümle kurmaya başlar (anne gel , baba ver vb ). Bu gelişim dönemlerinin çok gerisinde kalan çocukların genel olarak konuşma yönünden incelenmesi gereklidir. Zira gözden kaçırılacak bir durum çocuğun iletişim sorununa ikincil olarak , normal zeka gelişimini , sosyal gelişimini kötü yönde etkileyecektir. Bu arada bazı çocuklar hiçbir problemi  ( anatomik ve psikiyatrik ) olmadığı halde  geç konuşmaya başlamakta ve konuşma geç olmaktadır. Ama anne babalara tavsiyemiz , belli bir dönem beklendikten sonra hala konuşmayan çocuklar için gerekli incelemeleri sağlamaları uygun olur.

        Konuşmaya negatif etki eden , yani geç konuşmaya neden olan  yada istenen konuşma seviyesini engelleyen durumları belirtmek yerinde olur. Bunun en sık karşılaşılan nedenleri arasında zeka sorunlarını saymak yerinde olur , Zeka olarak yaşıtlarına göre geri olan çocuklar , yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlayacaklardır.

        İşitme sorunu olan çocuklar dış dünyadan hiç bir ses işitmedikleri ve uyaran almadıkları için konuşma sorunu onlarda da yoğun bir şekilde olacaktır. Çocuğun konuşma mekanizmasının ve yeteneğinin gelişmesi için dış dünyadan ses olarak uyarı alması , bunları algılaması , yorumlaması , ayırt etmesi ve bunun sonucunda ona benzer sesleri çıkartması süreci gereklidir. O nedenle konuşmayan çocuklarda işitme yönünün incelenmesi uygun  olur , özellikle sık olarak otitis media ( orta kulak infeksiyonu ) geçiren çocuklar için bu konuda dikkatli olunmalıdır.

        Konuşma ya negatif etki edecek diğer bir durum ise   çocuğun görme sorunu olmasıdır . Bu durum işitme sorunu kadar probleme yol açmasa da çocuğun etrafında olup biteneleri  görmesi , nesneleri tanıması , isimlerini öğrenmesi , diğer çocuklara uyum sağlaması  açısından , görme özürünün olması ,konuşma açısından sorun olabilmektedir.

        Bir başka neden olarak sık havale ve epilepsi  geçiren çocukları örnek olark verebiliriz . Bazı çocuklar normal konuşmaya başladıkları halde , hatta bazı cümleler kurmalarına karşın geçirdikleri havaleler ve epileptik nöbetler çocukların beynindeki işitme merkezi veya ilgili bölümlerde zarara yol açarak , konuşma açısından ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle anne babaların çocuklarının havale geçirmesini engellemeleri önemlidir. Bu durumu olan çocuklarda EEG (elektroensefalografi) çekilerek kolaylıkla  havale ye bağlı sorunlar tespit edilebilir.

        Bir diğer neden olarak kendi halinde olan , çok fazla uyarı almayan çocuklarda , geç konuşma ve iletişim sorunları olabilmektedir. Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması , onunla konuşulması , sevilmesi , oyun oynanması onun gerekli çevresel uyarıları alarak konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan , kendi halinde kalan çocuklarda bu gelişim geri olabilmektedir.

       Yukarıda bahsedilen soruna paralel olarak özellikle 0-3 yaşta izlenen TV ye (saatlerce müzik , reklam izleme ) bağlı olarak  çocuklarda dış dünyadan kopma , kendi halinde olma eğilimi , insanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma , nesneler ile daha fazla ilgilenme , duygusal alışverişten vazgeçme , konuşmama , yaşıtları ile ilgilenmeme , seslenince bakmama gibi bir durumun olduğu bir psikiyatrik tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir. Bu durum geç farkedildiği zaman konuşma sorununun yanısıra bir çok sorunun eşlik ettiği otistik özellikler gelişebilir . Anne babaların bu kritik yaşam evresinde ( 0-4 yaş ) çok fazla TV izlettirmekten kaçınmaları yerinde olur.

        Ayrıca düzenleme bozuklukları , yaygın gelişimsel gerilikler , kronik depresyon , çocukluk çağı psikozları gibi bir çok hastalıkta ve çok merkezi sinir sistemini tutan hastalıklarda konuşma sorunları yaşanmaktadır

www.cocukaile.com

 

 

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/10/2005 - MÜJDE

Kategori: hamit akcay

blogbul un sponsor desteği ile

www.temizekran.com

 

Blogbul a sonsuz teşekkürler.

 

 

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/10/2005 - BİR DOST ELİ

Kategori: hamit akcay

Merhaba,

hamit bey

 Ben www.blogbul.com dan Bekir Bilge. Blogbul olarak www.blogcu.com/seyircikalma bloguna istediginiz herhangi bir domaini ücretsiz temin ederek, host hizmeti ile birlikte sponsor olmak istiyoruz. Eğer ilgilenirseniz lütfen cevap yazın
Saygılarımla...

BU MANTELİTEYE , BU PLTFORMA DESTEK VEREN HERKESE GÖNÜL DOLUSU TEŞEKKÜRLER.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

19/10/2005 - google da :temiz ekran

Kategori: hamit akcay

TemizEkrandan :Haber

 

Google 7 farklı arama kelimesinden Temizekran a ziyaretçi yönlendirmeye başladı. Böylece Temizekran dan sadece blogcu üyeleri değil diğer web ziyaretçileri de haberdar olmaya başladılar.

Bu hafta başından itibaren Blogcu da görülen temizekran linkleri hızla artarken bu artış temizekrana gelen ziyaretçi sayısınada yansımaya başladı.Platforma gelen destek arttıkça sesimiz daha gür çıkacak

 

DESTEKLEYEN HERKESE TEŞEKKÜRLER   

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/10/2005 - TV DE ŞİDDET VE ÇOCUKLARINIZ.

Kategori: hamit akcay

TV de Şiddet ve Çocuklarınız: Etkilenmemeleri İçin Neler Yapabilirsiniz?

Çev: Prof.Dr. Nesrin H. Şahin

Arastırmalar şiddete ve saldırganlıga yönelik davranısların yaşamın erken dönemlerinde öğrenildiğini göstermektedir. Ancak, yine araştırmalar, çocukların duygularını şiddet kullanmadan ifade edebilmeleri için ailelerinin büyük yardımı olabileceğini de göstermektedir.Bu yazı, anne-babaların gençlerde gözlenen şiddeti azaltmak icin aile içinde, okullarda ve toplumda neler yapabileceklerini görmelerinde yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır.

Çocuklarınız için yapabilecekleriniz:

 

  • Çocuklarınıza yönelik sevgi ve ilginiz sürekli ve tutarlı olsun:

  • Çocuklarınızı gözetim altında yönlendirin.

  • Çocuklarınıza uygun davranışları ögretebilmek için kendiniz model olun

  • Çocuklarınıza vurmayın

  • Kurallarınız ve disiplin yöntemleriniz konusunda tutarlı olun

  • Çocuklarınızın ateşli silahlara ulaşamayacaklarından emin olun

  • Çocuklarınızın çevrenizde ya da evinizde şiddet görmelerini önlemeye çalışın

  • Çocuklarınızın medyadaki şiddete çok fazla maruz kalmalarını önlemeye çalışın :

    Televizyonda, sinemada ya da bilgisayar oyunlarında çok fazla siddet izlemenin de çocuklarda saldırgan davranışlara yol açtıgı bilinmektedir. Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun izledigi şiddet miktarını kontrol altında tutabilirsiniz. Aşağıda bazı öneriler bulacaksınız:

    Televizyon izlemeyi günde bir ya da iki saat ile sınırlandırın.

    Çocuklarınızın hangi televizyon programlarını izlediklerini, hangi filimlere gittiklerini ve hangi tür bilgisayar oyunlarını oynadıklarını bilin.

    Televizyon programlarında, sinemalarda ve bilgisayar filimlerinde izledikleri şiddet hakkında onlarla konuşun. Bu tür davranısların gerçek hayatta ne kadar acı verici olduklarını ve ne tür ciddi sorunlara yol açabileceklerini anlamalarını sağlayın.

10 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/10/2005 - KİM BU ADAM

Kategori: hamit akcay
AŞAĞIDA RESMİ YER ALAN KİŞİYİ TANIYORMUSUNUZ?
bu adam aramızda dolaşıyor.yanıbaşımızda oturuyor ve hayata ekranı'nın çapı ölçüsüne bakıyor.öfkelen denildiğinde öfkelenip, hüzünlen denildiğin de hüzünleniyor.otur denilmesine gerek yok zaten hep koltuğunda oturuyor, kimsenin de ona kalk uyan demeye niyeti yok.
 YOKSA BU ADAM BİZ MİYİZ.?
5 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

NEDİR T.E.P

Son yıllarda, televizyon kanallarında oluşan bozulma/kirlenmeye tepki amacı güden ve bu durumun değişmesi için çaba harcayan internet üzerinden hareket eden bir platformdur. Bize yorumlarınız ile güç, hazırladığımız bannerlerı sayfalarınızda yayınlayarak destek verebilirisiniz. TemizEkran Platformu


Bağlantılar

Ana Sayfa
Hakkımızda
Arşiv Yazılar
e-posta

Son Yazılar

Bu Kadar Miskinlik Yeter
Yeni Bir Çocuk Kanalı
Sitem
Paylaşım
Tepki
Başlıksız
Jo Jo
Zapping
Başlıksız
Ne Kadar Çok Soru İşaretim Varmış Yazınca Anladım
TEP! TemizEkran Platformu Network İletişim Ağı. TemizEkran Yahoo Group-- Yahoo Gruba Katıl !!!
Click here to join temizekran
Click to join temizekran
Subscribe to temizekran
Powered by groups.yahoo.com
TuLuAt
yansimalar
ebrese
hamitakcay
designer
milkboy
SeyirciKalma
asmakilit
nymphia
vedat1987
okayyildiz
zeze
visne
zupermen
joezombi
tugbatugba
smiling
kuzeysonsuz
PRESSBEY
inciferden
SAKASU
giz
noleafclower
zion
suzidil
erdemselvi
bilgince
ahmedi
gulsah
gulsah20
tolgahan
hasancengiz
sudaayakizleri
LeJardin
marypoppins
geda
SuCCuBuSS
mirsah
kozmik
dogan55
hikayedefteri
siirdefteri
sezaikarakoc
ismetozelsiirleri
morokuz
ruzgarlisokak
LeSaR
mrfood
iddaa
itiraf
mesnevi
joone
onurkayabasi
naribeyza
halime
bucuruk
galatasarayliyiz
sorgun
eskisehirly
shekkercik
derin
granada
ilkayoguzhan
ilsuersagun
katre
barok
bengisuyum
crazyturk
dokuzb
ikona
cicibisiiy
kadinca
aDoE
batumania
karacocuk
DolunayVakti
metebilge
Gazelim
omasozturk
jazzboy
13579
brcdesign
dungeon
seyirevi
blogdoktoru
ehalimyilmaz
Leyla
cicibisiiy2
kardanhasan
Dersaadet
ataberk
ebrar06
cicibisiiy3
deveze
electronicer
elifclub
extacyESC
yorumcu74
burakcam
bebekler
cocukca
eyust
yust
fullmoon
zelis
TULINOZEN1
dingorevlileri
yust1
SEVDAMINADI
gitardagarcigi
farukk
mehmetyagiz
hilale
TEP! TemizEkran Platformu...... TELEVİZYON Bir vakit öldürme aracı değil. olmamalı da! İzlenebilir Proğramlar, ilkeli ve Eğitici Yayınlar!....Magazin değil Gerçek Haberler, İçin; TEP!..... TEP'kini Göster TEP'e Destek Ol!.... Türkiye'nin İnternet STK Kuruluşu TEP!


BlogBul.Com! Blog Hizmetleri