TemizEkran :::...:: www.temizekran.com

5/12/2005 -

Zehirli cam: Televizyon!

Zehirli cam: Televizyon!
Televizyon, doğru kullanıldığında, kültür üretme yeteneğine sahip önemli bir araç. Türkiye, televizyonu bir çocukluk dönemi salgın hastalığı olarak yaşıyor

(643 kişi okudu)

HASAN BÜLENT KAHRAMAN (Arşivi)

Ne yalan söyleyeyim, başta Adnan Yıldız'ın Radikal 2'de yayımlanan yazısını okuyana kadar yılın belli bir tarihinde televizyonların kapatılmasını içeren bir kampanyadan, protestodan haberdar değildim. Sonradan basında yayımlanan birkaç yazıdan işin daha geniş bir boyut taşıdığını öğrendim.
Kimi ilgilendirir bilmem ama, söyleyeyim, ben öyle televizyon tutkunlarından değilim. Son zamanlarda biraz daha fazla izliyorum. Eskiden bütün bütüne ihmal ederdim bu aygıtı. Arada bir sadece haberler için açardım. Derken, televizyonun kapasitesi genişledi. Film kanalları ortaya çıktı. Şimdi, günün, gecenin hangi saatinde açarsanız açın, iyi kötü dişe dokunur bir film yakalama olanağı var. Yarısından, belli bir noktasından izlemeye başlamak gam değilse karşısına geçip izleyebilirsiniz. Buna rağmen TV'nin kültürel bir ortam olmasını içtenlikle isterdim.
Televizyon, öyle yabana atılacak bir şey değil. Tam tersine, yerinde ve doğru kullanıldığında dünyanın en önemli araçlarından birisi. Bütün o tür araçlarda olduğu gibi, 'yanlış' kullanılması halinde de dünyanın en tehlikeli aracına dönüşüyor. Bu iki birbirini tamamlayan özelliğin birlikte bulunmasının nedeni televizyonun en geniş anlamıyla bir kültür üretme yeteneğine sahip olması. Toplumla kültürün bir araya geldiği her düzlemde bu sorun kendisini gösterir. Tarihin öğrettiği en önemli gerçeklerden birisi bu.
Kitlenin belli bir kültürle işlenmesi, ardından aynı kültürle yönlendirilmek istenmesi, aslına bakılırsa başından beri bilinen bir gerçek. Kapitalizm bunu sistematik hale getirdi. Onu bir endüstriye dönüştürdü. Kitle kültürü denilen şey, bütün boyutlarıyla bu saptamanın içinden doğdu. Siyaset bu gerçeği elbette biliyordu, kadim çağlardan başlayarak. Fakat, gene 20. yüzyılın geliştirdiği totaliter rejimler bu ilişkiyi de sistematikleştirdi. Fakat bu genel gerçeğe rağmen işin düğüm noktasını Faşizm ve Nazizm oluşturdu. Faşizmin (Nazizmi de içerecek biçimde) yürüttüğü propaganda faaliyeti öncelikle kitlenin belli bir ideoloji etrafında yönlendirilmesine dönüktü. Bunun aracı da kitle iletişim organlarıydı. Sinema ve radyo, yazılı basın bu alanlarda işlevsel olmak zorundaydı. İlginçtir, Sovyet rejimi aynı mantığı benimsemesine karşın daha farklı bir yöntem izledi ve sadece üretilecek kültürün temel kodlarına müdahale etmekle yetindi. Sinema özellikle devrimin ilk yıllarında etkili bir araçtı. Daha sonra sadece 'toplum için sanat' anlamına gelecek bir ideolojik çerçevenin hazırlanması ve sanatçılardan buna uyulmasını istemek (hiç de öyle hafife alınacak bir şey olmadığını belirtelim) yeterli görüldü.

Pop Sanatın etkisi
Bu, kitleyle kültürün buluşturulması sorunu nihayet 1960 sonrasında bambaşka bir anlam, güç ve boyut kazandı ki, Pop Sanatın çıkışıyla televizyonun büyük etkinliği bu yıllarda üst üste çakışır. Her iki şey de dünyanın bir boş gösterge olarak algılanmasıyla ilgilidir. Gerek Pop Sanat gerekse televizyon, dünyayı kendisi olarak değerlendirmek zorunda olmayan, onu bir bilgi nesnesi olarak kavramayan, tam tersine dünyayı bir görüntü nesnesi olarak tanımlayan süreçlerdir. Bu, televizyonun, Baudrillard'ın başka bir bağlamda dile getirdiği gibi, artık bir medya olarak kendisine bağımlı hale gelmesidir. Televizyonun dünyadan sanal bir biçimde kopmasıdır. Görüntü üreten, dolayısıyla da dünyanın nesnel gerçeği değil, sadece görselliği üstünden kendisini kuran ve salt onun üstünde düşünen bir varlık artık televizyon. Bir anlamda gerçeğin ortadan kalktığı bir düzey. O zaman daha da vahim bir şey ortaya çıkıyor. Kitleler bu sanal gerçeği gerçeğin kendisi kabul edip varoluşlarını ve onunla özdeş ideolojilerini gene o sanallık üstünden üretiyorlar.
Bunu aşmanın bir yolu var. Televizyonların, adını koyarak söyleyelim, yüksek kültürle belli bir ölçüde içlidışlı olması. Yahut da, daha geniş anlamıyla, televizyonların, düşünsel, eleştirel ve sorgulamacı bir dünyaya açılması. Bunu yapan kanallar var elbette. Arte, örneğin böyle bir kanal. Benim sürekli izlediğim tek kanal olan Mezzo böyle bir kanal. Çünkü, kültürel sorgulama son kertede bilinç, yani 'okuma', sözellik ağırlıklı bir dünyadır. Görsellik, eğer kendisini amaç edinmişse bunu dışlar.
Türkiye, televizyonu, henüz bir çocukluk dönemi salgın hastalığı olarak yaşıyor. Sözel kültürünü oluşturmadan görsel kültüre sıçramış toplumların boşluğunu yaşıyor. Televizyon bu boşluğun hem öznesi hem de nesnesi. Yani, onu yarattığı kadar, onu, kendisini yaratmak için de kullanıyor. Son zamanlarda salgın niteliği kazanan diziler bunun bir sonucu. Diziler, elbette her şey gibi, belli bir sosyolojiyi içlerinde barındırsalar da, sonuç itibarıyla sanalın çok ötesinde 'yapay' bir dünyanın dışavurumu. Televizyonun yukarıda söylediğim gibi dünyadan sanal olarak kopmasının ve kendi üstüne kapanmasının bir aracı.
Bu, aşılabilir mi? Doğrusu iyimser olmak için ortada bir gösterge yok. Tam tersine, toplum da televizyonlar da kendi ürettikleri bu sanallıktan memnun. Ayrıca, televizyonun gücüne meydan okuyacak bir güç yok. O zaman sadece bir sanallık aracı olmakla kalmıyor, televizyon, aynı zamanda bir metaya da dönüşüyor. Kitlenin bir ticaret anlayışının boyunduruğu altında kalmasına yol açıyor.
Seyretmemek bir çare değil kanımca. Tam tersine, mücadele etmek televizyonla ve onun dönüşümü için direnmek gerek!

 

12 Mayıs 2005 Radikal

Yorum yaz!

6/12/2005 - Bir haber etsek

Yazan hamitakcay
hasan beyin acaba oluşumumuzdan haberi varmı?
Bağlantı

11/12/2005 - :) ziyaretinize ve beğeninize teşekkürler

Yazan cicibisiiy
bu arada umarım çabalarınız ve katkılarımız değerlendiriliyordur yani sonuç önemli hele tv konusunda çok önemli. kendi çocuğumuzu kendimiz yetiştirememekten çok sinirliyim özel tv lere..evimize sokmayacaklarımız evimizde..kapatırsın tuşunu kardeşim diyenler var ama o kadar basit değil bu..toplumda tek başımıza yaşasak ve çocuklarımız sadece bizim evde kalsa, dışarı çıkmasa kimseyle muhatap olmasa evet düğmeyi kapatırsın yeter yorumlardan birinde rastladım da inanamadım o zaman herşeyi bireysel mi çözeceğiz bu anarşi doğurur..aça da acıkma kardeşim napalım mı diyeceğiz, paran olsaydı napalım mı diyeceğiz??o yorumu yazan şahsa inanamıyorum. bizim bu konuda yapacak bir şeyimiz yok tv var evimizde ama o tür yayınlara meraklıların alternatifleri var cd ler var değil mi??
Bağlantı

22/12/2005 - Başlıksız Yorum

Yazan isimsiz
bence her seyin avantaji ve desavantasi var! her ne kadar basit ve kötü yayina bakarsaniz bakin, insan bilincli bakarsa ve kendine göre ders ve yorum cikarirsa bu yayinlarinda bi faydasi olur. Yani insanlar birbirlerini dinlemeyen bi tartismaya bakarsaniz, karsinizdakinin dinlemenin ne önemi oldugunu anlarsiniz.. bu sadece cok basit bi misal.
demek istedigim asil sey sudur ki, bugün internetinde cok kötü sayfalari var. siddet reklamlari, seks endüstrisi... vs vs vs
bizim elimizde olan bisey bu, biz bakmazsak bunlarin bi anlami kalmaz. Cocugumuzun egitimide bizim elimizde. baktirmayin ya! cok zoor bisey mi bu?!
Bağlantı

22/2/2006 - ben

Yazan turkanka
yasaklarla bir yere varamayacağımızı düşünüyorum.düzeltmek gerekir yasaklamak değil..RTÜK kanalları önceden kapatıyordu birkaçgün artık belgesel yayınlama cezası (!) veriyor.Bence bu daha yerinde..yasaklar sadece kaos yaratır...
Bağlantı

23/9/2006 - feslegenden yorum

Yazan isimsiz
İnsanların geninde var sanırım bir şeyi yerinde ve zamanında kullanamama gibi.Televizyon da bunlardan bir tanesi.Artık bütün insanlar kendilerini televizyona kaptırıp birbirleriyle iki çift laf etmek yerine magazin dünyasına dalmakla meşguller.Ama yine tek suçlu insanlar.Bu tarz programlara prim veren yine insanlar.Çok mu cahiliz; yok hayır gerçekten işimize geldiği gibi hareket ediyoruz.Hatta çoluğumuzun çocuğumuzun zamanından çalarak.Hayırlısı diyorum.Yani işimiz hayırlara kaldı.Açmışız ağzımızı armutun pişip düşmesini bekliyoruz."BİNDİK BİR ALAMETE GİDİYORUZ KIYAMETE "ama hadi bakalım........
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

NEDİR T.E.P

Son yıllarda, televizyon kanallarında oluşan bozulma/kirlenmeye tepki amacı güden ve bu durumun değişmesi için çaba harcayan internet üzerinden hareket eden bir platformdur. Bize yorumlarınız ile güç, hazırladığımız bannerlerı sayfalarınızda yayınlayarak destek verebilirisiniz. TemizEkran Platformu


Bağlantılar

Ana Sayfa
Hakkımızda
Arşiv Yazılar
e-posta

Son Yazılar

Bu Kadar Miskinlik Yeter
Yeni Bir Çocuk Kanalı
Sitem
Paylaşım
Tepki
Başlıksız
Jo Jo
Zapping
Başlıksız
Ne Kadar Çok Soru İşaretim Varmış Yazınca Anladım
TEP! TemizEkran Platformu Network İletişim Ağı. TemizEkran Yahoo Group-- Yahoo Gruba Katıl !!!
Click here to join temizekran
Click to join temizekran
Subscribe to temizekran
Powered by groups.yahoo.com
TuLuAt
yansimalar
ebrese
hamitakcay
designer
milkboy
SeyirciKalma
asmakilit
nymphia
vedat1987
okayyildiz
zeze
visne
zupermen
joezombi
tugbatugba
smiling
kuzeysonsuz
PRESSBEY
inciferden
SAKASU
giz
noleafclower
zion
suzidil
erdemselvi
bilgince
ahmedi
gulsah
gulsah20
tolgahan
hasancengiz
sudaayakizleri
LeJardin
marypoppins
geda
SuCCuBuSS
mirsah
kozmik
dogan55
hikayedefteri
siirdefteri
sezaikarakoc
ismetozelsiirleri
morokuz
ruzgarlisokak
LeSaR
mrfood
iddaa
itiraf
mesnevi
joone
onurkayabasi
naribeyza
halime
bucuruk
galatasarayliyiz
sorgun
eskisehirly
shekkercik
derin
granada
ilkayoguzhan
ilsuersagun
katre
barok
bengisuyum
crazyturk
dokuzb
ikona
cicibisiiy
kadinca
aDoE
batumania
karacocuk
DolunayVakti
metebilge
Gazelim
omasozturk
jazzboy
13579
brcdesign
dungeon
seyirevi
blogdoktoru
ehalimyilmaz
Leyla
cicibisiiy2
kardanhasan
Dersaadet
ataberk
ebrar06
cicibisiiy3
deveze
electronicer
elifclub
extacyESC
yorumcu74
burakcam
bebekler
cocukca
eyust
yust
fullmoon
zelis
TULINOZEN1
dingorevlileri
yust1
SEVDAMINADI
gitardagarcigi
farukk
mehmetyagiz
hilale
TEP! TemizEkran Platformu...... TELEVİZYON Bir vakit öldürme aracı değil. olmamalı da! İzlenebilir Proğramlar, ilkeli ve Eğitici Yayınlar!....Magazin değil Gerçek Haberler, İçin; TEP!..... TEP'kini Göster TEP'e Destek Ol!.... Türkiye'nin İnternet STK Kuruluşu TEP!


BlogBul.Com! Blog Hizmetleri